parmaklıklar ardında 80. bölüm özeti
B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkûmlardır.
Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz
suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda, birer eş, birer anne, birer
evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır... İçinde
bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkûmların kendi koydukları
kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek
kural vardır: “Güçlü olan ayakta kalır”! Sadist gardiyanların, kin ve
güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen,
korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki... Tüm bu şiddet ve
yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının
hâkim olduğu bir “iç dünya” yaratmayı başarabilen, isimsiz
kahramanlardır onlar... Başarılı yapımı ve güçlü kadrosuyla dikkatleri
çekecek, adından çok sözettirecek “Parmaklıklar Ardında”, tüm
ekranseverleri soluk soluğa izleyecekleri bir serüvene davet ediyor...
80. BÖLÜM ÖZETİ
Beray ve Sevtap Nisan'ı bulurlar. Acaba planın geri kalanı da işleyecek
midir? Ahmet olup biteni öğrenince büyük bir şaşkınlık yaşayacaktır.
Tansel ise son durumu bilmeden Aysel'e gitmiştir. Onu görevden almak
isteyen Ahmet'i annesine şikayet eder. Aysel'in tepkisi her zamanki
gibidir: "Bu çocuk neden böyle yapıyor?" Aysel, Ahmet'e baskı yaparak
Tansel'in vazifesine devam etmesini ister. Ahmet kendini her
zamankinden daha yalnız ve daha bunalmış hissetmektedir. Biraz soluk
almak için arka bahçeye kahve içmeye gider. Aşçı Yakup'un bir sözü
Ahmet'i düşündürür. Yakup, Tansel ve Ekrem'i kastederek, "Siz varsınız
diye, onlar daha kötü oluyorlar!" demiştir. Ahmet aleme yukarıdan
baktığı yere çıkıp düşünür: Acaba, gerçekten iyi bir yönetici
cezaevinde daha büyük felaketlere mi sebep olmaktadır? Ahmet aşağı
inerken kararını vermiştir. Bir süreleğine geri mi çekilecektir? Bütün
mahkumların avluda toplanmasını ister. Onlara ne söyleyecektir?
kaynak video